13 Aralık 2010 Pazartesi

Başkalarıyla ilişkilerimin duygusal açıdan beni uzun zaman tedirgin etmesine asla izin vermem, kendimi kaptırmam. Tabii ki öfkelendiğim,sinirlendiğim olur. Ama hiç uzun sürmez. Varlığımı başkalarının varlığından açık seçik ayırabilme yeteneğine sahibimdir, onlar bambaşka alanlara aitlermiş gibi. ( Buna bir "yetenek " demeyi yeğliyorum çünkü övünmek istemiyorum ama hiç de kolay değildir aslında.) Bir şey beni tedirgin ettiği veya kızdırdığı zaman, bu nesneyi , beni  birey olarak artık hiç ilgilendirmeyecek bir alana aktarmanın yolunu bulurum. Ve kendime, "İyi, tamam, sinirlendim, öfkelendim, ama nedeni ortadan kalktı artık" derim, onun için bunu daha sonra sağlam kafayla düşünür ve ne yapabileceğimi anlarım. Bu da bana geçici olarak duygularımı frenleme olanağı sağlar. (Zemberek kuşunun güncesi syf,96)

Tam da yapmak istediğim şey ama nasıl ? Bir roman kahramanı için kolay olsa gerek bunu yapması. Hayatın tam içinde, etraf sinir bozucu insan doluyken nasıl uygulayabiliriz ki bu yöntemi ? Hep derim keşke düğmemiz olsa bir tuşa basıp önemsiz insanlarla önemsiz atışmalarımız unutup kafamızda boşuna yer etmelerine izin vermesek. Belki gelecekte bir gün...

Eyüp Sabri Tuncer

Eyüp Sabri Tuncer,yeni bir kampanyayla karşımızda. Daha önce 2 defa kampanyasından faydalandım.Evde daha bitmemiş kremlerim olduğu için bu sefer teşrif edemeyeceğim maalesef. Ama sizlere özellikle Silky Touch tavsiye ederim.Misler gibi kokuyor.

http://www.eyupsabrituncer.com/shop/index.asp


Perfume Jewels Setinde Kaçırılmayacak


Yılbaşı Kampanyası!
10 Aralık - 31 Aralık tarihleri arasında, sizler için kaçırılmayacak bir Yılbaşı Kampanyası yine
Eyüp Sabri Tuncer'den.
Dünya markası Perfume Jewels kozmetik ürün seti 40 TL yerine KDV dahil yalnızca 5.90 TL!

8 Aralık 2010 Çarşamba

Pilates

İlk pilates deneyimimi dün yaşamış bulunuyorum. Amanın diyorum uzak durun diyorum :) Onlar nasıl hareketlerdir öyle... Hocamız ilk dersten pes etmeyin,korkmayın,gelmemezlik yapmayın dedi.Ne yapayım otoriteye boyun eğeceğiz artık.Pes etmek yok yola devam :)



6 Aralık 2010 Pazartesi

Zemberekkuşunun Güncesi

Uzun zamandır bu kadar heyecanlı bir kitap okumamıştım.Cumartesi günü 150 sayfa okumuşumdur herhalde.Gözlerim isyan etmese sabahlayıp sonlarına yaklaşabilirdim romanın.
Ama bitmesin istiyorum,bir taraftan okumadan da duramıyorum.Soluksuz okunabilecek,heyecanlı,sürükleyici bir roman.Umarım ilerleyen sayfalarda da fikrim değişmez. Şimdilik her şey yolunda ;)

3 Aralık 2010 Cuma

Güneş ve Rüzgar

Geçen akşam Mad Men dizisine rastladım,ilk defa izledim ve hoşuma gitti doğrusu.Birkaç bölüm daha izleyebilirim.Dizide esas adamla güzel bir kadın yemeğe çıktılar.Adam kadına herkesi nasıl ikna ediyorsun tarzında bir soru sordu.Kadında ezop masallarından biriyle cevap verdi.

"Güneş ve rüzgâr kimin daha güçlü olduğunu tartışıyorlarmış. Rüzgâr
-Ben daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım. Şu karşıdaki paltolu yaşlı adamı görüyor musun ? Paltosunu senden daha hızlı çıkaracağıma bahse girerim

Demiş. Güneş bir bulutun arkasına çekilmiş ve rüzgâr kasırga şiddetinde esmeye başlamış. O kuvvetle estikçe ihtiyar adam paltosuna daha sıkı sarılıyormuş.

Sonunda rüzgâr pes edip durmuş. Güneş bulutların arkasından çıkıp yaşlı adama nazikçe gülümsemiş. Çok geçmeden adam alnındaki teri silip paltosunu çıkarmış.

Sonra , rüzgâra dönmüş nazik ve dostça davranışın, şiddet ve güç gösterisinden daha etkili olduğunu söylemiş"


Bilmem anlatabildim mi :) Ben rüzgarla hareket ederim genelde,eser yıkar geçerim.Elbette sakin sıcak güneş gibisi yoktur.Ne diyeyim güneşli güzel günlere kadeh kaldıralım.

30 Kasım 2010 Salı

Yaban koyununun izinde

Sevgili arkadaşım H'nin aldığı 3 Haruki Mrakami kitabının 3.süne başladım,Zemberek Kuşunun Güncesi.Bu romanda İmkansızın Şarkısının tadını almayı umut ediyorum.

Yaban Koyununun İzinde kitabında aynı zevki bulamadım maalesef,ilk bölümlerinde oldukça sıkıcıydı hatta bazı sayfaları okumadan geçtim :) Orta kısımda,roman konusunu gösteriyor ve heyecanlı olmaya başlıyor.Fakat yine son bölümlerde temposu düşüyor,gizemini kafa karşıklığına bırakıyor.

Romanı bitirdim ama hiçbirşey anlamadım desem doğru olur.Sınırın Güneyinde Güneşin Batışında romanı da benim için okunabilir bir kitaptı.Bir çırpıda okudum.Bakalım 3.roman nasıl olacak?
Her pamuk şeker yediğimde aynanın karşısına geçip
Dilimin pespembe olmasını seyrediyorum büyük bi hazla..
Sonra sen geliyorsun aklıma.
Acaba senin dilin ne renk oluyordu ?
Benim ömrümü yedikten sonra..?

Küçük İskender