29 Ocak 2012 Pazar

Hiç ummadığınız bir anda sizi vuran,kalbinizi paramparça eden bir dostun ! "Gerçek dost,hatalardan dolayı dostluğu bitiren değil dostluğun uğruna hataları bitirendir" demesi.  Hayatınızı bir anda alt üst eden,yalandan bir dünya kurduğunuz bir aşığın ! ""Ben gidiyorum dediğinde gitme diyen birini değil,ben de geliyorum yalnız gidemezsin diyen birini istiyorum" demesi.

Olaylar ve farklı bakış açıları... Bir 3.kişi olmalı sanırım kimin doğru neyin yanlış olduğunu söylemeli ve suçunu bilmeli,kabahatiyle oturmalı,affını dilemeli kişi. Oysaki herkes kendince haklı şimdilerde, haklı olduğumdan emin olduğum durumlarda bile bunları duyunca,okuyunca sanki ben yaşamamışım gibi onlara hak vermek,acılarını ! dindirmek istiyorum. Neredeyse onları teselli edeceğim. Belki de kimse suçlu değildir,kendi penceresinden kendi dünyasından bakınca yaptıklarında,söylediklerinde onlarda kendilerince haklıydılar...

23 Ocak 2012 Pazartesi

Kedi sevgisi

Hayvanlardan korkmasam acaba bende bir kedi besler miyim diye düşünüyorum.

Bir dergide Japonya'da yaşayan yalnız kadınların köpek merakını okumuştum.Ama ne merak hayatlarını köpeklerine göre ayarlıyorlardı.Tatile köpeklerini almayan bir yere gitmiyor,evlerini seçerken köpek besleyebilecekleri bir ev seçiyorlardı.Ayda onların bakımı ve lüksü için harcadıkları paralar akıl almazdı.Hatta köpeklerin doğum gününü parti verip kutlayıp,onları evlendirip düğün fotoğrafları bile çektiriyorlarmış. Bu hayvan sevgisini geçen bağımlılığın sebebi ise yalnızlıkmış. Düşünsenize bu kadınlar evli ve çocuklu olsalar köpekleriyle bu kadar uğraşacak vakit ve para bulabilecekler miydi? İnsanlar hayatlarındaki boşlukları özellikle abartılı hayvan sevgisiyle doldurmaya çalışıyorlar artık. Onları çocukları gibi görüp,büyütmeye çalışıyorlar.

Bizdeki kadınlarda köpek sevgisi bu kadar baskın değil sanırım çünkü genelde kedili kadınlar görüyorum ben.
Bir arkadaşım evinde iki kedi bakıyor ve onlar olmadan önce hayat çok farklıydı diyor. Onlarla sevgiyi öğrendim,daha yumuşağım artık diyor.Daha az yalnızım,onlar arkadaşım gibi oldu.Konuşuyorum,derdimi anlatıyorum diyor. Bir diğeri de çalıştığı yer müsait olduğu için 4 kedi bakıyor,akşamları dışarıya bırakıyor (önceden bırakmıyordu ve daha fazla kedi vardı) gündüzleri ise bütün gün onlarla birlikte. Onları en iyi mamalarla besliyor,prensesler gibi bakıyor :) Kediciklerinde keyfi pek yerinde tabi kıvrılıp yatıyorlar bütün gün.

Onunla konuşurken kedilerin insanlardan kaçmayı tetiklediğini düşündüğümü söyledim ve o da onayladı.Bir ara moralinin bozuk olduğunu,insan görmek istemediğini sadece kedileriyle mutlu olduğunu söyledi.Çünkü onlar insan gibi değildi yemeklerini veriyorsun,oynuyorsun ve senin etrafında dolaşıp seni mutlu ediyorlar.Oysa insanlarla iletişim zordu,emek harcamak gerekiyordu ve karşığını da her zaman alamıyorduk.Kediler öyle değildi,her ne kadar nankör olarak bilinseler de insanlar bu ünvanı kedilerden alalı çok uzun zaman olmuştu.


Dikkatimi çeken başka bir nokta da, kedi severlerin kedilerden korkan arkadaşları karşısında kedilerini tercih etmeleri.Başka bir arkadaşım kediden korkan evime gelmesin,kedimi kafese kapatamam demişti.İşyerinde besleyen arkadaşımda kedileri dışarı çıkarmak istemiyor.Diken üstündeki halim bile onu etkilemiyor :) Ne yapalım arkadaşını seven kedisine katlanır :)

                             

17 Ocak 2012 Salı

Sene sonu hesap kitap işleriyle uğraşanların kabusudur. Devir işlemleri,sayımlar,hesaplar.... Neyse ki çoğu gitti azı kaldı. Bunlarla uğraşırken bir de baktım ki  Ocak ayının sonuna gelmişiz neredeyse. Ve acı gerçek, zaman su gibi akıp gidiyor.Ben koştukça o nazlı bir kız gibi saçlarını savura savura umursamazca koşup elimden kaçıp gidiyor.

2012 için çok güzel kartlar aldım. Sanırım 10'a yakın kart geldi.Herkese buradan bir kere daha teşekkür ediyorum.Benim gönderdiklerim galiba geç kaldığım için postada kayboldu.Seneye daha erken davranacağım. İnsanı hayata bağlayan küçük şeyler vardır o an gülümsetir,kalbinize ruhunuza iyi gelir. İşte bu kartlarda benim için öyle oldu.

Uzun zamandır istediğim,aradığım bir etkinliğe katıldım. Kitap kulübü... Her hafta bir kitap okuyup toplanıyoruz ve kitapla ilgili konuşuyoruz.Farklı insanlar tanımak,yeni yazarlar okumak gerçekten heyecan verici. Bu sayede haftada bir kitap bitiriyorum. Bu sayede Rus klasikleriyle aramdaki buzları eritmek istiyorum :)

Şimdilik bu kadar...

23 Aralık 2011 Cuma

Aşk Üzerine, Alain de Botton

Aslında yazarın Felsefenin Tesellisi adlı kitabını alacaktım ama indirimde bu kitabını görünce dayanamadım aldım.

Yazar bir aşkı ta en başından alıp en sonuna götürerek aşkın evrelerini bazen mizahi,bazen felsefi,bazen de gerçekçi bir şekilde anlatıyor. Okurken kendinizden izler bulup tebessüm etmemeniz olası değil.

Aşk iki kişi arasında oldukça özel ve özneldir tabii ki ve herkesin aşkı kendine özeldir. Her insanda farklı bakış açıları,farklı davranışlar,duygular yaşayacağımız kadar da benzersizdir. Ama bir o kadar da aynıdır zira kitap bu aynılıklar üzerine yazılmış.

İlk tanıştığımızda hemen kendimizle ilgili benzerlikler bulmak isteriz ve mutlaka buluruz.
Karşılaşmamızdaki mucizeleri ortaya çıkarırız.
O ruh ikizimizdir,cümlelerimizi tamamlar,bizi bizden iyi tanır.
O her şeyimiz olmuştur,diğerlerinden çok farklıdır.
Aşkın doruklarındayızdır,her an onu düşünür onsuz bir hayat düşünemeyiz
Zamanla kötü taraflarını fark etmeye başlarız,acaba doğru insan o mu diye düşünmeye başlamışızdır artık
Bir süre sonra ne yapsa batmaya başlar,bir bardak suda fırtınalar kopmaya başlar
Bu sırada daha az sevmeye başlamışızdır,onun gözleri de eskisi gibi bakmamaya başlamıştır.
Kendimizi bir kenara bırakıp onu ve sevgisini sorgulamaya başlarız,neden eskisi gibi bakmıyor ?
Sorular,sorgulamalar,izlemeler,varsayımlar...
Ve bir gün nihai son...
Hayır onsuz yapamam,o benim her şeyimdi. Bu dünya'ya onsuz katlanamam ki ! O iyi biri ben onu hak etmiyorum.
Ben daha iyilerini hak ediyorum,kendi kaybetti deriz ve içten içe kendimizi soğutmaya başlarız. Belki acımız hafifler biraz.
Kötü özelliklerini aklımıza getirir,hakkında kötü şeyler düşünür ve iyice katılaştırırız kalbimizi.
Bir daha kimseyi sevmeyeceğim,güvenmeyeceğim dönemi de güzel bir çift gözü farkedince biter gider..
Ve en baştan başlar her şey...

Aşkı ve evrelerini daha iyi görmek için okunması gereken güzel bir kitap. Tavsiye ederim.

21 Aralık 2011 Çarşamba

Son reklam trendi

Artık televizyon programlarının,dizilerin reklamlar için yapıldığına eminim. Yoksa herkes emindi de ben mi geç kaldım :) Bazen saflığım tutuyor işte.

Uzun süren reklamlara,yemek masasında cola şişesine,dizinin hüzünlü bölümünde bilboardda ki Uno ekmek reklamına alıştıkta,reklam için dizi de bölüm yapılmasına son zamanlarda tanık oldum. Oyunculardan birinin üstüne sözde kazara birşey dökülüyor ve hop karşımızda dizinin kostüm sorumlusu abla, sen nereden çıktı bu çay da nasıl döküldü diye düşünürken bir bakmışız dizinin içinde reklam izlemişiz. Tamam diziler, programlar beynimizi uyuşturup kafamızı karıştırıp devlet meselelerinden uzaklaşalım diye yapılıyor ama bu kadar da saf yerine koymayın bizi !

19 Aralık 2011 Pazartesi

2012'de 12 dilek

Sanırım bu sene benimde yeni yıla pek giresim yok. Hani bir reklam var ya istemiyorum yeni yıla girmek istemiyorum diyor adam. Ben o kadarını söylemesem de her yıl içimde olan herşey güzel olacak enerjisi ya da kandırmacası bu yıl yok bende. Ama ne yapalım başa gelen çekilirmiş,el mahkum gireceğim ve payıma düşenleri yaşayacağım. Umarım bu sene güzel şeyler gelir başıma. Gelelim mim konusuna üç ünsüz içinde iki ünlü beni mimleniş. 2012'den istediğim 12 dilek. 12 tane çok gibi geldi ama şansımı bir deneyeceğim.Belki de düşündüğümden fazla istekliyimdir bu sene için.
Birkaç arkadaşımdan çift sayıların insana iyi geldiğini duydum,kimbilir belki de gerçekten iyi gelir ;)

* Herşeyden önce her işin başı sağlık deyip ilk olarak sağlık,huzur,mutluluk istiyorum. Zira içinde huzur olmayan bir aşk bile çok kolay nefrete dönebiliyor. Varın gerisini siz düşünün.

** Küçük,sıcak,mümkünse ahşap bir ev istiyorum. Bir odası kitaplar,cdler,dergilerle dolu olmalı. Ağırlıklı beyaz olmalı ve mor küçük yastıkları,mor süsleri olmalı. İçine girdiğimde ferahlık hissetmeliyim.

***Ve içinde güzel filmler izleyebileceğim,omzunda ağlayabileceğim,kahkalarımızla komşuları rahatsız edebileceğimiz bir adam olmalı. Dışardan bakıldığında gayet sıradan,sürprizsiz gözüküp sürprizleri bana saklı olan bir adam...

**** Bol bol gezmek istiyorum bu sene. Öncelikle Karadeniz'i gezmek istiyorum. Sırtımda çanta, ver elini güzel yerler,görülmemiş güzellikler demek istiyorum.

***** Yeni arkadaşlar istiyorum. Yeni ortamlar,yeni insanlar,yeni hayatlar görmek tanımak istiyorum.

****** İnsanları daha fazla sevebilmeyi istiyorum. Yaptıkları tutarsızlıklara,dedikodulara,kötülüklere rağmen onları sevebilmek ya da kötülüklerini içimde saklı tutarak onlarla konuşabilmek istiyorum.Daha sevecen olabilmeyi istiyorum.

******Güzel sürprizler istiyorum.


Bu kadar :)

16 Aralık 2011 Cuma

              Kendi bahçesinde dal olamayanın biri 
                              Girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor !!!!
                                                           (Özdemir Asaf)