Bu boşlukta bana verilen hayatı ve rolü en iyi haliyle yaşamaya çalıştım.Depresyonu en arkalarda bırakarak yoluma devam etmeye çalıştım.İnsana en iyi gelen şey birşeylerle uğraşmak.Hep uğraşım olmuştur,ingilizce kursu,spor,kitap dergi okumak gibi.Bu seferde yeteneksizliğime aldırış etmeden takı kursuna başladım.İsmeğin çok güzel kursları var.Ekimde başlıyor ve okullar kapanana kadar devam ediyor.İlk başlarda birkaç şey öğrenir sonra bırakırım diye düşünüyordum ama Ekimden beri her pazar sabahı erkenden kalkıp kursa gidiyorum.Hiçbir dersi kaçırmak istemiyorum.Çok yetenekli değilim ama yinede birşeyler yapabiliyorum.Sabah 9'dan akşam 4'e kadar vakit nasıl geçiyor anlamıyorum bile.Ve en güzeli hayatın sıkıntılarından,buhranından bir süre uzaklaşıyorum.Birşeyler yapıp taktıkça mutlu oluyorum.
Yazımın anafikrini veriyorum;Depresyona,sıkıntıya en iyi gelen şey köşene çekilip oturmak değil inadına hayata karışmak.
Unutmadan bir de Özge BoraK Şakrak var ki bakmaya doyulmaz bir kadın.Ne kadar güzel gülen bir kadın.Bunun farkında olmalı ki sürekli gülümsüyor.Ama kesin bir kusuru vardır :) Böyle düşünmezsem aynalara küserim :)
Bu aralar kendimi sanatsal faaliyetlere adamış durumdayım.Bir de tiyatro oyununa gittim.Töre,devlet tiyatrolarının bir oyunu.İsminden de anlaşılacağı üzere bir töre hikayesi.Oyun zaman zaman güldürsede acı herzaman baki oluyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder