25 Ağustos 2014 Pazartesi

Dali müzesi, İspanya

Evet yeni bir tatil kapıdayken eskilerle olan bağlantıyı kesmek lazım deyip son İspanya yazımı yazıyorum. Salvador Dali deli dolu dahi bir ressam bunu herkes biliyor sanırım. Barselona'ya kadar gitmişken Figueres'te ki Dali Müzesi'ni de gezmek istedik. Hızlı tren (Renfe) ile 2-2,30 saat uzaklığında Dali'nin köyü. Genelde turlar Girona ve Figueres olarak düzeneniyor ama biz tasarruf amacıyla sadece Figueres'e gittik. Ama trenle geçerken Girona'yı da gördük, keşke buraya da gitseydik dedim.

Figueres'e gitmek için önce Renfe istasyonunu bulmak lazım. Biz biraz zor bulduk açıkcası. Ama burada gayet güzel anlatılmış. İlk gün istasyon ararken treni kaçırdığımız için 2. güne bıraktık müzeyi. 2.gün tam vaktinde oradaydık. Portbou yönüne giden trenden gidiş-dönüş (böylesi daha ucuz) bileti aldık. Ama yanlış hatırlamıyorsam bileti tek yön verdiler, dönüşte gidiş biletini gösterince dönüş için indirim yaptılar. gidiş 16 €, dönüş 12 €. Tren oldukça kalabalık, son durağa gidip binebilirseniz daha iyi olur. Dönüşte bilet alınmasa da olur gibi geldi bize, aldığımız bileti önce bir yere okutmadık, sonra baktık birisi görevliye sordu o da bir yeri işaret etti. Bunun üzerine bizde okuttuk. ama zaten okutmasanız da trene binebiliyorsunuz. Bence biletsiz gitmeyi denemek lazım :) Barselona'ya dönüşte kontrol ederler diye düşündüm ama etmediler. Bir de dönüşte farklı bir yolan geliyor, endişeye mahal yok ;)

Evet nihayet Figueres'teyiz. Küçük bir kasaba Figueres, Dali olmasa kimsenin uğrayacağını pek sanmam. Biraz dolandıktan sonra hemen müzeyi sorduk, biraz yürümek gerekiyor.
Ve müzedeyiz. İlginçlikle karşılaşacağımız daha kapıdan belli oluyordu. Dali yumurtayı çok sever, günde 3-4 yumurta yermiş. Kapıdan da sevgisi belli oluyor. Müzenin yan tarafında mücevher müzesi de var, aynı biletle burası da geziliyor. Biz bileti önceden internetten aldık, belli sayıda ziyaretçi aldıkları için biletleri baya önceden almak en iyisi. Ben biraz sona bıraktığım için istediğimiz güne alamadık.


İçeri girince ilk karşılayan sürrealist yorumuyla Artemis heykeli oluyor. Hem de Dali'nin arabasının üzerinde. Heyt be endama bak diyesi geliyor insanın. Arabanın hikayesi ilginç, Dali bir gün yağmurda dışarda kalmış vs.... Biz atmayı unuttuk ama para atınca arabanın içinde o günün anısına yağmur yağıyormuş.



Bu kayık büyük aşkı Gala'ya aitmiş. Sarkan şeylerde prezervatifmiş.

Bunlarda Oskar heykelini sembolize ediyormuş. Walt Disney'le beraber çektiği çizgi filmle oskara aday olmuş ama alamamış. Ve o da kendi heykelini kendi yapmış.



            Abraham Lincoln ve Gala iç içe. Neden Lincoln bilemiyorum. İlla ki bir sebebi vardır. Bu resmi Dali               ayağıyla yapmış. Boya içinde yere vura vura mürekkebini çıkardığı mürekkep balığını kullanmış.



Ve yine ilginç bir çalışma. Platforma çıkıp bakıldığında Amerikalı aktrist Mae West çıkıyor karşımıza.



                         Bu ise bir odanın tavanı. Tavanda mı çalıştı acaba ? Muazzam bir çalışma !


Bunlarda eşyaları. Bir genelevde gördüğü ve aldığı yatağı.



                                               Ve İstanbul'da görüp aldığı boyacı sandığı.

 
                                                     Ve Gala. Büyük aşkı Gala.





Dali’nin eserlerinde en büyük ilham kaynağı sevgilisi Gala. Bütün resimlerde ondan izler var. Kimi zaman model olmuş kimi zaman ilham vermiş Dali’ye. Odalar, salonlar her yer sevgilisi Gala ile dolup taşıyor…
Aralarındaki ask biraz uçuk, biraz gerçeküstü biraz da olağanüstü… Aşkın başlangıcı 1927 yazı. Yer, İber Yarımadası, İspanya-Fransa sınırına birkaç kilometre uzaklıkta Pireneler’in eteğindeki Cadaquès sahil kenti. Şirin mi şirin bir Akdeniz kasabası. Dali’nin doğup büyüdüğü, 21 yaşına kadar oturduğu baba evi. O yıllarda, Dali, Bunuel’den Garcia Lorca’ya, Aragon’dan Picasso’ya kadar arkadaşlarını bu küçük sahil kasabasına davet ediyor. 1927 yazında Dali’nin yakın arkadaşı Fransız ozan Paul Eluard, Gala adını verdiği Rus karısı Helena ve kızı Cecile (Sesil) de yazı dostları Dali ile geçirmek üzere Cadaquès’e gelip bir otele yerleşiyorlar.
Dali, Gala’ya aşık oluyor. Yaz sonunda Eluard ve kızı Paris’e dönüyor, Gala kalıyor. Gala, Dali’den 10 yaş büyük üstelik. Dali ailesi oğullarıyla ilişkiyi kesiyor. Eluard 1934 yılında tekrar evleniyor ama Gala o ölmeden Dali’yle evlenmiyor. Dali ve Gala nihayet 1958’de, Figueres tepelerindeki bir kilisede gözlerden uzak, sessiz sakin evleniyorlar.
Kocası onu sürekli mutlu görmek arzusunda ve ona yakınlarda, Pubol’da 14. yüzyıldan bir şato hediye etmek istiyor. Ama Gala’nın bu hediyeyi kabul etmek için bir ön koşulu var. Salvador Dali buraya randevu almadan adımını atmayacak. Dali bunu hemen kabul ediyor, çünkü karısının özgürlüğünü yaşamasını istiyor.
Kaynak

Dali'nin Elhamra yorumu



                                                                 Mona Lisa yorumu



                                      Picasso yorumu.. Pek sevmezdi galiba rahmetliyi.
      “Dünyada iki büyük ressam vardır, biri Pablo, diğeri de benim, ancak ben daha büyüğüm.”


                   
                                                                  Müzeden kareler


























Ve mücevher müzesi.
















2 yorum:

Buket dedi ki...

Dali bu herşeyi çılgın!

kocaeli temizlik şirketleri dedi ki...

çok güzel bir post. teşekkürler.